-
İlköğretim programlarının öğretilmesi ön plana çıkacak, böylece öğrencilerin
muhakeme ve yorum yapma yetenekleri gelişecektir.
-
Öğrencilerin bireysel gelişimleri, yetenekleri, ilgi alanları, farklılıkları, bilgi ve
becerileri tam olarak ölçülmüş olacaktır.
-
Öğrencilerin ilköğretim süresince gerçekleştirmiş oldukları davranışlar ile yöneltme
yönergesi çerçevesinde belirlenen yetenek ve ilgileri ortaöğretime geçişte
değerlendirilmiş olacaktır.
-
Eğitim sistemi, tek oturumda yapılan ve bir sınav olan OKS’ye odaklı olmaktan
kurtulacaktır.
-
Genel liselerin eğitim kaliteleri artırılmış olacaktır.
-
Sınavların zamana yayılması ile bir sınavın sebep olacağı puan kaybının telafisi
mümkün olduğundan, öğrencilerin yaşadığı sınav stresi optimal noktada (olması
gereken düzeyde) tutulacaktır.
-
Diploma puanının değerlendirmeye katılması, okulda yapılan sınavların da önemini
artıracak ve öğrenci tüm derslere aynı ilgi ve gayreti gösterecektir.
-
Okul dışı kurumlara olan bağımlılık azalacaktır.
-
Ortaöğretime geçişte sürece dayalı ve objektif bir yerleştirme sistemi gelişecektir.
-
Okul kültürü öğretmenin etkinliği bağlamında daha güçlü hâle gelecektir.
-
Öğrencilerin yetenek ve ilgi alanlarının ortaöğrenime geçişte değerlendirilmesine
imkân verilecektir.
-
Okulda sunulan eğitim ve öğretim güçlendirilecek, daha anlamlı hâle gelecektir.
-
Ergenlik döneminin coğrafi farklılıklar nedeniyle değişik yaş gruplarında yaşanması
ve bu dönemde sınava giren öğrencilerin olumsuz etkilenmeleri, her sınıf ve yaş
kademesinde değerlendirmenin yapılacak olması sebebiyle en az düzeye inecektir.
-
Eğitim ve öğretimin sınav merkezli olmaktan çıkarak okul ve öğrenci merkezli olması
sağlanacaktır.
-
6, 7 ve 8. sınıflarda yapılan sınavların herhangi birisinde çeşitli nedenlerle başarısız
olan öğrencilere diğer sınavlar vasıtasıyla telafi imkânı verilecektir.
-
Mesleki eğitime yönelmenin artırılacağı düşünülmektedir.
-
Uygulama ÖSS’yi de olumlu yönde etkileyecektir.